12 kişi kendisini tutuyor, 12 arkadaşı var.
bişey söylediki bencede dogru bir bar filozofu
'çok kadın hiç kadındır olum yalnzlıktır sonu!
kadehde yansımama baktım ayaklı bir kanıttım
kadın dergileri testlerinde her soruya yanıttım
fındık faresi fındık kabuğuna sığıyomu ?
peki sığmıyosa neden fındık faresi demişler ? sadece fındık mı yiyo yoksa bu canlı ?
hayatını bi fındıkla sürdürebilme gibi bi şansı varmı?
kafam karıştı (=
=P
findik faresi
kafka'nın "fare" öyküsü üzre,
gözüme nasıl büyük görünürdü
şu sirkeci garı'nın lokantası!
sekiz-on yıl kapalı durup yeniden açıldığında.
gittim baktım ki götiçi kadar kalmış
o hangar gibi yer...
garsona sordum: niye küçülttüler, dedim burasını?
yok, amca, dedi, dokunmadılar hiç enine boyuna.
siz fazla şişmanladığımızdan, size öyle geliyor.
doğru dediği belki de...
(üstelik garson kafka'nın gençlik resimlerinden
birine pek benziyordu.)
ola ki yaşlandıkça, yaşlanıp şişmanladıkça,
hiçdurma küçülen bu zemin-vatan ve tavan arasında
dönmüşümdür ben de kafka'nın faresine...
yarın, meselâ, orta yerimden çatlasam ne lâzım gelir?...
yine de içimden bir ses: sen sen ol! diyor,
kafka'nın öyküsündeki fare emsal,
cirit oyna oynayabildiğin kadar,
bulduğun neyse mekân!
ellerin, ayakların ve çükünle değilse de,
hâlâ genç kalan aklınla koşmaca oyna,
duvarlara vursan da başını,
o tavanarası kadar kaldığında cürmün ve cirmin,
ölmek ki senin
başlayıp da bitiremediğin
allah bilir kaçıncı bin şiirin.
can yücel
çocuk olmak gibi bişimi yoksa bu ?
gönlünce hareket ettiğin çığlıklar içinde şarkılar sölediğin piknikte eline diken batıığı yıllardaki o koku geçti burnumun ucundan...
yani büyüdük mü?
yoksa o fare hala aynı fındıklamı yaşıyo ?
malesef bahar artık büyüdük. hiçbir şey çocukluğumuzda ki gibi değil, hiçbir şey eski tadı vermiyor. bilmiyorum bizmi büyüdük yoksa dünyamı değişti. :(
üyesi olduğu bir topluluk yok